mustafa ekicim

1 ve 0 arasında hayat

Maharita.com Kolay Harita Servisi

leave a comment

Web 2.0 ın güzel bir örneği. Google maps in hayatımıza girmesinden bu yana bir çok uygulamada yüzünü görür olduk. Yazılımcıların Google maps ile oluşturdukları api örnekleri çok. Ancak sosyal paylaşım ağlarının hayatımıza girmesinden bu yana hızlanan bir paylaşım çılgınlığı başlamış bulunmakta.Ve adres paylaşımı da çok gecikmeden geldi.

Daha önceden olsa maps.google.com a ya da maps.yahoo.com a girerdiniz yerinizi bulup işaretler ve api nin kendi paylaş butonunu kullanırdınız.

Örnek olarak maps.google.com da bu yöntemle siz “http://maps.google.com/maps?f=q&source=s_q&hl=en&q=&sll=38.333039,24.345703&sspn=3.87777,9.700928&ie=UTF8&
geocode=FddgQAIdGtO7AQ&split=0&ll=41.001666,29.010086&spn=0.233192,0.606308&t=h&z=11
” buna benzer bir link elde ederdiniz. Ki bu da zaten yazılımcıların hemen fakedeceği gibi enlem-boylam değerleri ile yakınlık değerlerini kullanark elde ettiğiniz bir ekrandır. Tabi ki böyle bir linki kullanmak da onu paylaşmak da biraz yorucudur. Maharita ise size kendi kısa linkinizi oluşturma imkanı veriyor. Örnek olarak : http://www.maharita.com/istanbul

Maharita’nın getirdiği yeniliklerden bir diğeri de kendi linkinizi oluşturabilmenizdir. Sitedeki isteğe bağlı link ismi altında kullanımda olmayan linkleri alabilirsiniz. Tabi ki genel isimler şimdiden alınmış olması da ayrı.

Ancak maharita’nın her gün bir yenilikle kendini geliştirmesi de yatırımcıların dikkatini çekmiş olsa gerek. Henüz hiçbir reklam almayan sitenin kendi imkanları ile hazırlanmış reklam filmi mevcut.

Maharita’nın yazılım ekibinin yayına sunduğu bu beta sürüm çok hızlı gelişeceğe benziyor. Tabi yenilikleri takip etmek gerek… Yeniliklerini twitter dan duyuru olarak yayınlayan bu siteyi siz de twitter.com/maharita dan takip edebilirsiniz.

Servisin çok temel bir uygulama sunması bir yana. Reklam filmini kesinlikle izlemenizi öneririz.

Written by admin

November 15th, 2009 at 2:45 pm

Posted in inovasyon, internet

Maharita.com Reklam filmi

leave a comment

Written by admin

November 15th, 2009 at 2:00 pm

Posted in inovasyon, internet

Kitap: Genç Werther’in Acıları

leave a comment

3-15-000067-10Johann Wolfgang von Goethe (1749- 1832) tarafından 1773 yılında yazılmış roman.

Elime 1961 basımlı eski bir kitap olarak geçti.(ev arkadaşım sağolsun) werther’i okurken gerçekten çok etkilendim.

<–alıntı–>
Özet
Hikaye, Werther’in mektuplaştığı arkadaşı Willhelm’in eliyle, mektuplar biçiminde anlatılır, zaman zaman, Willhelm sonradan öğrendiklerini de ekler (bu kısımlar bir sahne canlandırması tarzındadır); Büyük kentin yarattığı ruhsal çöküntüden doğaya kaçarak Wahlheim’e yerleşen aydın bir gençtir Werther. Orada tanıştığı soylu bir ailenin güzel kızı Lotte’ye aşık olur. Lotte de kayıtsız değildir bu aşka ama Albert’le nişanlıdır ve verilen sözler, ahlaki değerler önemlidir. Lotte Albert ile evlenir. Werther ise bir aile dostu olarak yer alır yanlarında. Ne var ki aşk ve dostluk arasındaki sınır çizgisi zayıftır. Sınırı geçmekten korkan Lotte, bir daha görüşmemeleri gerektiğini bildirir genç adama. Werther’in bu acıya dayanması ise imkânsızdır. Lotte’ye bir mektup yazar; “Bak Lotte! bana ölümün sarhoşluğunu tarttıracak olan o soğuk ve korkunç kadehi elime alıyorum. Onu bana sen uzatıyorsun, ben de alırken hiç duraksamıyorum. Hayatımın bütün istekleri ve ümitleri yerine geldi. Ölümün çelikten kapısını vurmak öylesine titretici ve çetin ki” diyen Werther, “Silahlar dolu. Saat on ikiyi vuruyor. Alınyazısı bu, önüne geçilmez. Lotte! Elveda Lotte! Elveda” sözleriyle son verir mektubuna ve yaşamına…
Tıpkı şiirleri gibi, Werther’de de kendi yaşamından bir parça vardır Goethe’nin. 1772 yılında hukuk stajını yaparken, bir arkadaşının nişanlısına aşık olduğu için yaşadığı duygu ve ahlak çatışmasından esinlenmiştir bu romanını yazarken. Sondaki intihar vakası ise, o sıralarda gazetelere yansıyan bir haberin verdiği ilhamla olmuştur. Onun başardığı, tekil yaşanmışlıkları, genel toplumsal bir bunalımın eşliğinde anlatabilmesindedir. Ve elbette, Goethe’nin şiirsel, tasvirlerle dolu zengin dili/üslubu, hikâyenin büyüsünü benzersiz biçimde derinleştirir.
Werther, “Sturm und Drang” (coşumculuk) akımının bütün izlerini taşıyan bir metin. Güçlü duygularla hareket etme, doğaya, çocuklara, pastoral bir hayata duyulan özlem, toplumsal kurumlara yönelik eleştiri hemen fark ediliyor. Ancak bütün bunlar yalnızca estetik bir tercihten kaynaklanmıyor; o yıllar Almanya’sının -Avrupa olarak genelleyebiliriz de- bireyi köşeye sıkıştıran koşullarını yansıtıyor! Dikkat edilirse, “doğa tercihi” romantizmin ve İngiliz Gotiğinin de çok önemli bir motifi olmuştur. İnsanda derin izler bırakan şey, bir edebi metinde yazarın hayal ürünü olarak anlattıkları değil, o metinde -somut gerçekliği- yansıtan duygu ve düşüncelerdir. Werther’in yarattığı coşkunluk da, özellikle Almanya’da, anlatılanların Alman ulusal kimliği ile çakışmasından kaynaklanmıştır. Onu yaratan değil, varolanı tasvir edendir Goethe! Goethe, kişisel olanla toplumsal olan arasındaki kopmanın kaçınılmazlığını ve bunun toplumsal nedenlerini, insanın manevi yaşamı ile coşku dünyasını benzersiz bir lirizm ve çözümsel bir sezgiyle ortaya koymuştur bu romanında. Goethe’nin Werther’i, bireysel tutku, toplumsal zorunluluk ve bu tür bireysel tutkuların genel temsili anlamı arasındaki doğrudan ilişkiyi çok açık biçimde gösterir.

Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther’in Acıları’nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen ‘Romantik kahraman’ı armağan eden bu büyüleyici mektup-roman, şiirselliği ve yaşama tutkulu bakışıyla okuyucuları mıknatıs gibi kendine çekmişti. Almanya’da bütün gençliği etkisi altına alan romanın, birçok intihara neden olduğu, Werther’in giydiği mavi frak, sarı yelek ve çizmelerin döneminde moda yarattığı, Napoléon’un bile kitabı sürekli yanında taşıdığı söylenir.

Son derece duyarlı ve tutkulu bir genç ressam olan Werther’in, düşsel dostu Wilhelm’e yazdığı mektuplardan oluşan Genç Werther’in Acıları, edebiyatta akılcılığın yerini alan duygusallığın bir başyapıtıdır.
</–alıntı–>

Written by admin

November 15th, 2009 at 3:43 am

Posted in genel, kitap

Tagged with ,

Süper Kahramanlar Neden Tayt Giyer?

7 comments

jk

 

Süper Kahraman ya da eski tabiri ile fevkel beşer diye ifade edilen
kişiler genel itibariyle, zoru seven, daralmadan genişleme olmaz,
ilerleme olmaz felsefesini savunan kişilerdir.

 

Dolayısıyla sürekli kendi süper güçlerini gösterebilmek, argo
tabiriyle artislik yapabilmek kendilerini geliştirebilmek için mümkün
mertebe daralmaları gerekmektedir.

Modern toplumun en populer daralma aracının da tayt olduğunu ve
hatta bu aralarda çok moda olduğunu düşünecek olursak, süper
kahramanlarımızın da daracık taytlar giymeleri normaldir. Altlarına da
sıkı sıkı çizmeler giyerler ki bacaklarıda iyice daralsın ve daralan
bacaklar ile iyi sıçrasınlar, iyi kaçsınlar…

Fevkel Beşer Moda Tasarım Danışmanı
Yüce Zerey | y= f(yuce)

Written by admin

March 12th, 2009 at 2:46 pm

Posted in sosyal

Disiplin…

leave a comment

“Batılı toplumlar kendilerini bulmakla ilgileniyorlar artık. İyi iletişim kurmakla, şekercimli, canım cicimli sohbetlerle, anlamak ve anlaşılmakla ve daha fazla mutluluk bulmakla” günleri geçiyor. “Ama hayat sorunlar olduğu zaman yaşamaya değer.” diyor Robert McKee.
Dünyanın en önemli senaristlerinden McKee disiplinli kişiliğiyle dikkat çekiyor. Bilgisini vermek için zamanın yetmeyeceği endişesiyle sahnesinin her saniyesini dolduruyor.McKee, kariyer sahibi olmak isteyen yazarlara bugün önemli dersler verdi. “Amatör bir yazar ile profesyonel bir yazar arasındaki fark açıktır. Bir profesyonel, yazdığı yazıyla asla ve asla yetinmez. Defalarca, yazar, siler, atar, çizer…taaki mükemmel hikayesine ulaşana kadar. Bir amatör ise, aklına gelen tüm düşünceleri kağıda döker, her bir fikrinin muazzam olduğu düşüncesiyle…”
“Ortalama insan, ortalama hayat ve ortalama işler”den nefret eden McKee, herşeyin en ama en mükemmelini yapmak için çalışın diyor. McKee, mükemmeli yakalamak için disiplin gerektiğini savunarak, bu tavrını 30 saat süren 3 günlük semineri boyunca göstermekten çekinmiyor.
İnandığınız şeyler için savaş verin, arkasını bırakmayın ve hep doğruluğu arayın öğüdünü ögrencilerine veren McKee, aslında başarılı bir kariyere sahip olmak isteyenlere hiçde bilinmedik tavsiyelerden bahsetmedi. Disiplin. Çok çalış. Iyi araştır. Pes etme.
Ama McKee’nin farkı, konuştuğu şeyler ile davranışının, tavsiyeleri ile hayatta yaptıklarının ve duruşunun bir olması.birde içindeki tutkunun alevler halinde yansıması…

Written by admin

March 12th, 2009 at 1:21 pm

Posted in genel